Ana sayfa
Thermage
Tripollar (Pollogen)
Matisse (Fraksiyone lazer)
Velasmooth (Lipolite)

S-peel
Kimyasal soyulma
Mikrodermabrazyon
Lazer epilasyon

Dolgu maddeleri
Botoks
Estetik uygulamalar

Estetik cerrahi

Yayınlar
Basın

Doktorlar ve Personel
İletişim






Dolgu maddeleri hakkında bilmeniz gerekenler:

Yaşlanmanın ilk belirtileri olan kırışıklar ciltaltı yağ ve destek dokusunun azalması nedeni ile meydana gelmektedir. Bu nedenle ilerliyen yaşlarda yüz dokusunun doldurulması gerekir. En son görüşe göre yüzü sadece germek yeterli değildir, aynı zamanda doldurmakta gerekir ( Don't do face lifting do also facial filling ). Genç yaşlarda ortaya çikan kırışıklar ise genellikle adele kasılmasi sonucudur ve Botox (Botulinum A toksini) ile ortadan kaldırılır. Artık günümüzde birkaç dakika içinde yapılacak olan bir iğne ile yüzdeki bir kırışıklığın doldurulması ve giderilmesi mümkündür. Ancak şu gerçegi unutmamak lazımdır, sıkılan madde bir yabancı cisimdir ve mutlaka o kimse de bir reaksiyona neden olacaktır. Bu yapaysal doldurma her zaman geçici bir olay değildir ve bazen seneler sonra bile olsa hiçte hoş olmayan, ancak ameliyatla düzeltilebilen sertliklere ve deformitelere sebep olacaktır.

Yüze enjekte edilen maddeleri şu sekilde özetliyebiliriz :

Silikon: 1960'li senelerde ilk defa kullanılan Silikon ile yüzdeki kırışıklar doldurulmuş ancak daha sonra Silikon'un etrafinda olusan nedbe dokusu aşırı derecede sertliklere ve büyümelere sebep olduğundan (bilhassa elmacik kemiklerinde ve dudaklarda) bu maddenin kullanılmasi basta Avrupa olmak üzere birçok ülkede sınırlanmıştır. (Silikon göğüs protezleri bir kilif içinde olduklarindan bu zararlı etkileri göstermezler). Hastaların yüzlerinde ve dudaklarında sertleşmeler ortaya çikar: Bu görünüm hastanın bütün sosyal hayatını ve psikolojisini etkileyebilir. Bilhassa travestiler ve sahne sanatçıları bu silikon iğnelerini çok severler ve hatta birbirlerine veya kendilerine enjekte ederler. Bu durumu düzeltmek için defalarca ameliyat gerekebilir ve her zaman da başarılı olunamaz. Meydana gelen sertlikler zamanla cilt altında yerlerini değistirirler (dolaşırlar) ve bazen de enfekte olurlar. Ben dudaklara sıkılan silikon ve bunun sonucu meydana gelmiş taş dudaklar nedeni ile konuşamayan, bardaktan su ve kaşıktan çorba içemeyen hastalar gördüm.

Bazı doktorlar silikon enjekte ettikleri halde hastaya bunu söylemezler. Birçok ülkede doktorun hangi maddeyi kullandığını hastaya yazılı olarak bildirmesi zorunludur, ayrıca ilacın hastanın gözü önünde paketinden çıkartılıp kullanılması gerekir. Bize gelen hastaların yarısından fazlası yüzlerine ne enjekte edildiğini bilmemektedirler. Unutmayın problemleriniz seneler sonra ortaya çikacaktır, doktorunuz belki o zaman hayatta bile olmayacaktır ve mesleki hata sigortaları genellikle 10 yıl için geçerlidir.

Silikon ve diğer kalıcı maddelerde ki etik sorun ise bir doktorun hastasına tekrar vücuttan çıkaramayacağı bir maddeyi enjekte etmesidir. Bu meslek anlayısı ile uyuşmaz.

Kolajen: 1980 lerde piyasaya çıkan Kolajen hemen çok yaygın bir kullanım alanı buldu. Kollajenin esası basit olarak sığır derisinin defalarca kıyma makinesinden geçirilip parçalanarak strelize edilip bir enjektöre konulup cilt altina sıkımasıdır diyebiliriz. Ancak sığır derisi bir protein oldugundan buna bağlı alerjiler ortaya çıkar ve sıkılan maddeyi vücut en fazla 2-3 ay sonra ortadan kaldirir. Bugün Kolajen uygulanmasi artık eskisi kadar yaygın değildir. Buna en büyük neden de deli dana hastalığının bu yolla bulaşıp bulasamayacağı tartışmaları olmuştur. Kolajen kırışıklara sıkılmadan 4 hafta önce bir alerjik cilt testi gerekir. Test menfi olsa bile alerji ortaya çikan vakalar mevcuttur. Özellikle alerji ve kısa ömrü nedeni ile ancak belirli vakalarda bugün Kolajen kırışikların tedavisinde kullanılmaktadır.

Akril içeren maddeler ve Poliakrilamidler: 1990'ların ortalarında firmalar daha uzun süreli kalıcı olan maddeler geliştirdiler. Bu yeni enjekte edilebilen maddelerin içinde akril parçacıkları (bir nevi cam elyafı tozu) ilave edildi veya sıvı poliakrilamidler kullanıldı ve bunlar piyasaya uzun süre kalıcı maddeler olarak sürüldü. Bu sayede doku fazlalaşacak (dolacak) ve kırışık devamlı olarak veya uzun bir süre için ortadan kalkacak idi, fakat beklenen olmadı ve çok büyük sertlikler oldu, cerrahi müdahaleler gerekti bunun sonucu olarak hastaların yüzlerinde estetik olmayan izler kaldı. Bu maddeler den Artecoll hariç hiçbiri halen Amerika'da onay alamamistir (FDA) ve Amerika'da kullanılamazlar. Bizde ise CE damgası olan her madde kullanılır ama bence CE damgası almak o maddenin zararsız olduğunu göstermez. Avrupa birliginde de problem budur. Almanya'da onay alamiyan bir ürün gidip Polonya veya Yunanistan'da bu izni temin etmekte ve arka kapidan Avrupa pazarina girebilmektedir. Bizde de yüzlerine dolgu maddesi yaptirmak isteyenleri korumak için mutlaka FDA (Amerikan) kriterleri geçerli olmalidir.

Hyaluronik asit: Yüze enjekte edilen maddelerin en az zararlı olanları bu maddelerdir. Insan vücudunda zaten bulunan hyaluronik asidin yapay olarak elde edilmiş halidir. Iki türü vardır. Bildiğimiz horozun ibiginden elde edileni daha çok Fransa da imal edilen türü ve Isveçlilerin imal ettigi, laboratuvarda üretilen bir madde. Genellikle bu maddeler 3–9 ay arasinda vücuttan atılır ve yok olurlar. Bu doktor ve hasta için bir garantidir ve eğer memnun kalınmaz ise zaten yok olacaktır. Fakat hastalar tek bir igne ile hayat boyu güzellik peşinde kostuklarından ve fazla para harcamak istemediklerinden ve de zararlarını bilmeden daha uzun süre kalıcı maddelere yönelirler, Bu yanlış bir yaklaşımdır.

Radiesse: Dolgu maddelerinin en son ürünü olan Radiesse güvenilir bir maddedir. Alerjilere neden olmaz. Zehirli maddeler içermez, doğal bir üründür ve en az 2-3 sene kalıcıdır. Diğer dolgu maddelerinden farklı olarak yüzün derin tabakalarına, kemiğe yakın olarak enjekte edilmelidir. Bu sayede dışarıdan belli olmaz ve doğal bir görünüm sağlar. Radiesse kıvrımları kaldırmaz, yaşlanma sonucu azalmış olan yüz dokunuzu tekrar çoğaltarak kıvrımların dolaylı olarak ortadan kalkmasını sağlar. Biz buna hacim arttırıcı etki ( volume increasing effect ) diyoruz. Pasifik okyanusundaki mercanlardan elde edilen doğal kireç içeren bu madde dudaklara ve yüzeyel kıvrımlarda kullanılmaz, aksi takdirde mutlaka sertlikler oluşacaktır.

Yaklaşık 3 yıldır FDA (Amerikan gıda ve ilaç kontrol örgütü) onayı olan bu madde artık ülkemizde de onay almış ve kullanılmaktadır.

Hangi maddeler daha güvenceli?

Eğer bir kırışık doldurulacak ise hyaluronik asit ürünleri en güvenceli olanlarıdır. Bunlar vücuda enjekte edildikten 3–9 ay sonra eriyip kaybolmaktadırlar. Bu sayede eğer herhangi bir uyumsuzluk veya yan etki olursa kendiliginden düzelir.

Tekrar söylemek gerekirse, hastaların silikon ve akril içerikli kalıcı dolgu maddelerinden uzak durup daha az zararlı olan ve ilerde problem yaratmayan hyaluronik asit ürünlerini, radiesse veya kendi yağgları ile kırışiklarının giderilmesi yöntemini tercih etmeleridir. Fransızların dediği gibi “ Yüzünüzde ki bir milimetrelik bir iz kalbinizde bir kilometrelik bir yaraya sebep olacaktır”.

Dudak büyütme hassas bir konu olduğundan ayrıca bahsedilecektir (tıklayın)

başa dön